15 Eylül 2006

atlantis music festival - rearrange and organise!

karayolları çalışanlarının iş yavaşlatarak memleketi felç ettiği, fenerimin ve beşiktaşın kupa maçlarıyla iyice coşan bir günde talihsizliğe uğramış bir festival ve onun sahte yüzlerini aktarayım isterim önümüzdeki satırlarda..
afişine bakınca alttaki bissürü sponsoru görüp "oha lan bu sold out olur da davetlilerle falan mahşeri bir gün yaşarız" diye düşünmüştüm, lakin gittik gördük ki durum hiç de öyle değilmiş..
biz gittiğimizde, biz derken blackened adlı gerçek müzik / metal / blues / rock vs. sever güzide kardeşimden bahsediyorum yanlış olmasın, yoksa "aaaa nekrofajist mii, muhakkak ordayım ooolum" deyip, akşamına "hacım beni klima çarptı, alttan soğuk yedim sıcak yuvama dönüyorum" diyen pozırları kastetmedim, neyse..
girdik ortama, bekliyorum ki gotikleri yara yara içeri girelim, ulan gayet sakin ortam, çok enteresan.. montu bırakayım dedim, dikkat ettim 43 numerolu vestiyer zımbırtısı payıma düştü.. herhalde dedim aşağıdaki vestiyere bıraktı millet üstü başı, bir indik aşağıdaki vestiyer kapalı! allah allah -hayret mode: on- nidalarıyla biramızı aldık, o an içerden gelen müzik sesi aniden kesildi ve "yuuh" sesleri başladı.. sabhankra'ya yetişememiş idik, ki pek sevdiğimiz bir güzide insan bu grupta halay başıdır, mendildir, yau dedim beğenmediler mi ki.. sonradan öğrendiğimize göre, kapı geç açılmış, sabhankra da mecburen geç başlamış, fakat adamların programını erken bitirmek için elektriği kesmiş yönetim, kınıyorum..
tam bu sırada, alemlerin en kral rocker adamı abebe bikila abimiz elinde biralarla zuhur ediverdi önümüzde.. gecenin kalanını babanın tempoya ayak uydurabilme gayretleri ve bu gayretkeşlikte zati sakata çıkmış beli harcayarak geçirdik..
klima çarpığı pozırların -o kendini bilir- pek bi beğendiği, solisti türk -hell yeah- alman grubu necrophagist çıktı sonra.. bekledik ki chuck kavırları attırsın, yapmadı, kendi bildikleri yerlerden söylediler, ben pek anlamadım ama anlayanlara da sorasım gelmedi..
ardından orphaned land sahne aldı.. adamlar işi biliyo, solist üzerinde türkiye milli basket takım formasıyla çıktı.. zaten bizim müzikleri elektro tadda az brutal vokalle yapıyor bu adamlar, kan kaynatıyor, göbek atma isteği doğuruyor, ki grubun kadrolu dansözü de mevcut sahnede, ara ara çıkıp attırıyor.. haydi eyvallah dediler bis yapalım diye, yaptık, bise solist -adı kobi'dir, küçük ve orta büyüklükte işletme mealine gelmez- geldi tek başına, iki kuple mutlu ol yeter söyledi ibo'dan, alkış kıyamet, diğer elemanlar da sahneye koştu ve estarabim söylemeye başladılar! gecenin belki de en şahane anıydı bu.. düşünsenize, erkin baba olmuş bir adamı, uluslararası üne sahip bir grup çıkmış kavır ediyo.. öyle fasaryadan da değil, baya baya sözlerin mealini biliyo adam, sağdan soldan estarabim derken sağını solunu şaşırmıyo! ulan bizim nice gruplar gördüm doğma büyüme buralı iken o nakaratta sağda solu solda sağı gösteren, helal olsun kobi abi!
bitti orfınd, abebe babamız gene elde biralar geliverdi, ki bunlar o gece için son biralarımızdı, sahne önü vip arkası demirlerde yerimizi sabitledik, samael beklemeye başladık.. meğer hiç gerek yokmuş, çünkü orphaned land'da oynayıp kurdunu dökenler kaçıvermiş! adam sahneye çıktı, biz bekliyoruz seyirci gelecek diye, kimsenin geldiği yok.. ama büyük adammış vorph abi, sanki 50 - 60 kişiye değilde roskilde'de konser veriyormuşcasına performans gösterdi, diğer üyeler de öyle.. heliopolis ile as the sun söylemediler ama olsun, drim tiyatır da finally free söylemediydi, aramız bozulmuş değil, hala severek dinliyoruz.. samael'in dram maşin olayına bok atan geri kafalı örümcek zihniyetleri de buradan selamlıyorum.. arkadaşım adamlar endüstriyel yapıyo, değil dram meşin, lokomotif çıkarsa yeridir, çok süperdi çok..
bir diğer dikkatimi çeken unsur, konser gotikleri arasındaki kalite oranı idi.. tamam gene gotik, ama aralarında nice sarışınlar oluşmuş, eller yüzler düzelmiş, saçlar su hatta fön görmüş falan.. yani müjdelemek isterim ki, tiki kızlar yavaştan metal müziğe dönüyor a dostlar! e tabi, serdar ortaçla nereye kadar? -eheh şahane televizyon programı adı olur lan bu-
ilk başta dediğim gibi, talihsiz bir günde yapılmış bir güzide organizasyon daha güme gitti, ve fakat freko ve silah arkadaşları oradaydı, sizler için seyretti, içti, kafası güzel oldu, üstüne de tantunisini yedi, şimdi daha anca ayıldı da size rapor ediyor:)
saygılarımı sunarım tüm rocker camiaya..
freko, trashperver insan bi yerde
not: bi enteresanlık var resim koyamıyorum, editleyecem bilahare..

3 yorum:

  1. evet, yine bir konser atraksiyonunda Freko hazretleri ile beraber hazır kıta yerimizi almıştık.Köprüdeki trafik yavaşlatma eylemi yüzünden Pendik-Bostancı arasını hususi Modenam'la, geri kalan yoluda yüzyıllardır kullanmadığım toplu taşıma araçlarıyla aldıktan sonra (ki beşiktaş vapuruna bineyim derken, kendimi kabataşta buldum :) ) saat 8 civarında yerimizi aldık. Ortamın boşluğu ve diğer hadiseleri baba zaten yukarda anlatmış gereksiz yer kalabalığı yapmıyorum.

    Konsere gelince, Necro gayet formundaydı. İcra ettikleri müzik itibariyle aşırı teknik ve hızlıydılar. Performansları gerçekten kayda değerdi. Müzikal olarak yorumlamaktan ısrarla kaçınıyorum :) Zira beklediğim Crystal Mountain cover'ı bir türlü gelmedi. Zaten dün gece baya bir şanssızdım 3 gruptan da beklediğim parçalar bir türlü gelmedi, gelemedi.
    Orphaned Land yine süperdi. Bu onları üçüncü izleyişimdi ve gerçekten hiç gerileme yok grupta, aksine seyirciyle dialogları, eğlenceli tavırları, onları sahnede bambaşka kılıyor. Fakat burada da beklediğim Seasons Unite çalınmadı, isyanlardaydım. (Bira almaya gidip-gelene kadar çalındıysa bilemiycem tabi :)

    Ve en sonunda, beklediğimize sonuna kadar değen, Vorph ve Xy biraderler sahnede yerlerini aldılar. Aslında seyircinin 50-60 kişi olması bir yerde hoşuma gitti. Hayatımda ilk defa bir konserde itilip kakılmadan, üzerime bira dökülmeden, terden bayılmadan sindire sindire Samael izledim. Ama grup açısından düşündüğümüzde (adamlar 6 aydır konser orucundaydı, ve ilk sahne performanslarında 60 kişiye çaldılar) durum çok vahimdi. Gerçekten Türk metal seyircisine yakışmadı bu. Değil klima çarpması, klima tokat manyağı bile yapsa gelinmesi gerekirdi bu konsere. Yine Rebellion, Heliopolis, Us gibi şaheserler çalınmadı :) Ama bunların yerine, Year Zero, Moongate, Reign of Light, On Earth bizleri mest etmeye yetti de arttı bile.

    Konser çıkışındaki tıkama tantuniler (arka arkaya 3 dürüm) ve sınırsız geyik eve dönüş yolunda (sabah'ın 3'ü) suratımda eblek bir gülümseme bıraktı.

    Teşekkürler Freko, Teşekkürler Abebe

    YanıtlaSil
  2. önce şunu
    #1664157
    sonra da şunu okuyun sözlükten:
    #9627504

    nokta.

    YanıtlaSil
  3. ooo pirimiz agato bey buradalarmış.. hemmen baktık nokta öncesinden, evet haklı, birincisi 2002 yılı entarilerinden, çok şahane..

    ikincisi ise, el şeyiyle gerdeğe girmenin bambaşkası.. bana bunlarla gelmeyin sayın agato, kendiniz olun, istirham ederim, kabalaşıyorsunuz.. böyle elalemin skim sokum şeyleriyle beni ezmeye çalışıyorsunuz, lakin dikkat ediniz üzerinize düşmeyeyim..

    hani illa sözlük reytingi sokuşturucaz, şunu salık veririm:
    #3157079, montaj bizden olsun:)

    saygılarımla

    freko

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.