26 Eylül 2006

My Investigation...

Takriben 10 yıl kadar önce tanıştığım, yaklaşık 25 yıllık bir şarkıdır Private Investigations… İlk dinlediğimde barda çalan Uğur Ersoy amca şarkının hakkını vermeseydi, biraz geç vurulabilirdim belki o kadar…

Minör dediğimiz batı müziği makamı, çağrışım testlerinde “hüzün” kelimesiyle anlatılır genelde. Eğer biri bir gün çıkıp da “minör makamının bayraktarlığını hangi şarkı yapabilir?” derse Private Investigations “açılın ben hüzünüm” diye kalabalığı yaracak ve en az kendisi kadar kuvvetli hüzün taşıyan minör kardeşleri de ona yaş haddinden yer açacaktır.

Mark Knopfler’ın klasik gitar kullanarak ağzımıza duble sıçması gerçeğini de unutmamak gerekir. Zira bazı zamanlarda çelik telli gitarlar gerçekten de kifayetsiz kalabilir. Klasik gitarın o meşhur “tatlı-acı” tınısı, sözler sizin kafanızın içini sarmadan önce gerekli zemini hazırlar. Sonrasında şarkının muhtelif bölümlerinde bizi ziyaret edip deşecek olan gitar yerini Mark babanın “başlarım hayatının çanağından” diyen bekrivari sesine bırakır bir süre.

Şarkının en önemli özelliklerinden biri de, ağır ağır, damla damla ilerlemesidir. Nihayete ulaşıp patladığı ana kadar yavaş yavaş yedirir kendini. Bunda sözlerin altındaki ağırlığın da payı büyüktür. Özetle, kafasını gömdüğü şeylerin içinden çıkan yalanları görmenin acısıdır bu şarkının anlattığı. Sözler dışarıdan şekil itibarıyla kuru kuruya algılanırsa ortaya çıkan “özel dedektif” durumuna aldanmamak gerekir bence.

Bu şarkının bu güne kadarki en ağır tahrip etkisi yaratan versiyonu da bence On the Night konser albümündeki halidir. Grup sanki her zamankinden başka bir enerjiyle çalmıştır bu konserde. Girişteki soprano saksofonun zımbalayıcı etkisiyle klasik gitarın sahneye çıkışı arasındaki saniyelerde kendinizi nasıl hissettiğinize dışarıdan şöyle bir bakmanızı tavsiye ederim. Ve şarkının geriliminin arttığı son bölümde Phil Palmer’ın öttürdüğü gitara da dikkat çeker, bitirişte yine son sözü söyleyen klasik gitara ve ona hayat veren parmaklara selam ederim.

Hayata ait bulgularımızın ağzımıza sıçtığı her an için bir kadeh kaldıralım ve bu şarkı mümkünse o esnada çalıyor olsun…

2 yorum:

  1. hatta hiç susmuyor olsun diyelim bu şarkı.. private investigations'u kendine fon müziği, telegraph roads'ı da marş edinmişlere selam olsun be, helal olsun papalinam tavam, repler sana kurban olsun..

    YanıtlaSil
  2. böyyük organizatörlerimiz, rastalı esrarkeşleri, zibidileri getireceğine Mark Knopfler babamı getirse ya memleketime, bizde hacı olsak...

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.