02 Ekim 2006

tahinpekmez profilleri 6 - elinherifi (what a fantastic shave - bilen bilir edition)

bugün de, gecikmiş bir tahinpekmez profili ile karşınızdayız canlar.. güzide mekanımızın ilk gününden beri destekçisi, takipçisi, dizaynırı, kontribütör ve komentatörü, gözalan kafasıyla kimi bulgar menşeli ibişlerin hak ile yeksan ettiği "benzini shellden akılı kelden" öğretisinin son ve gerçek koruyucusu, namı ile maaruf elinherifi kardeşimiz satırlarımıza şeref veriyor..

kendisi olmasaydı, sanıyorum ben çoktan pes ederdim de, frekonuz hayatında ilk defa söylediği birşeyi yapamamış olarak tarihinde kara bir noktayla fade out olurdu ortamlardan.. ne zaman çaresizliğe kapılsam, "yok anasını satiyim yazdıramıyoz millete, illa iblis mi kabul etmemiz lazım" diye düşünsem, siteyi açar açmaz bir postunu görmüşümdür, eksiksiz bir şekilde hem de.. kah benim gibi eski yazılarını buraya -başka bir yere götürmemek üzere- gömdü, kah yenilerini yazdı, o yazdıkça bizim yazasımız geldi, ekseriyetle birlikte coştuk komentlerde..

bu kadar yağlamadan sonra, gerçeklere gelmek isterim a dostlar..
yazılarını ya da yapılan komentleri takip edenler yadırgamayacaktır, hatta bu postun ilk paragrafında da dile getirilmiştir ki, bu güzel insan o fıldır fıldır çalışan beynini sıcak yaz günlerinde güneşten, kışın ayazında yağmurdan çamurdan koruyacak doğal maki örtüsünden yoksun, bildiğin sıfır numero kel yerli pier luigi collina modeli -kaşlısı tabi- bir kardeşimizdir.. ve fakat bizzat kendisinin, büyük bir gafletle tarafıma yollamış olduğu şu resme bakın hele:

işte dostlar.. elinherifi kardeşimiz bu dünyaya neredeyse zencilere özgü bir saç kütlesiyle gelmiş ve ileri yıllarda kendisinin funk sanatçısı, ne bileyim heavy metal bateristi olması beklenirken, küçük yaşta başa gelen elim bir hadise sonucu saçlar yavaş yavaş terketmiş, nihayetinde sanki o kafada sanki hiç bitmemişcesine bir izlenim bırakırcasına, nice yastık yüzlerinde, koltuk kafalıklarında bir hoş sada olmuşlardır..

elim hadise dedik, açıklayalım: resimde görülen ikinci kişi, rahmetli öztürk serengil olup, o sıralar henüz elinveledi ebatlarındaki kardeşimize, yaygın tabiriyle "el vermektedir".. bu el verme vakası tabi ki kendisinin bugünkü mahlasının oluşmasına, sanatına çok büyük katkılar yapmıştır, lakin öztürk babanın en önemli lügatından "kelajjjjjjj" kendisiyle yaşamıştır, yaşamaya devam etmektedir..

kendisine "yeşşeeee el'inherifi" diyor, uzun ömürler diliyoruz, rabbim etrafımızdan eksik etmeye:)

5 yorum:

  1. Helal olsun diyorum...

    süper olay...

    YanıtlaSil
  2. lan yıllardır düşünür dururum, ben niye kelim diye..bu hadise hiç aklıma gelmemiştir..ölünün de arkasından konuşulmaz ki şimdi..naapalım, mukadderat, hem keller çok çekiciymiş, öyle demişti seda sayan bi keresinde:)

    her satırı için ayrı teşekkür:)

    YanıtlaSil
  3. merak edenler için yazayım, resmin çekildiği mekan arnavutköy akıntı burnu.yıl da tahminen 1978-79 gibi

    YanıtlaSil
  4. "yeşşeeee el'inherifi" ve konsepti dekore (!) eden cancaaazim freko'cuuma da "yeşşeeee frekooo" diyorum; herif'cim, yuksek musadenle.. cok sahane olmus vallahi... `:gozleri nemli smayli`

    YanıtlaSil
  5. sondaki duaya amin diyorum içten bir şekilde.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.